Randevu talebi için yanda yer alan formumuzu eksiksiz doldurunuz.

Detaylı Bilgi için"0212 215 53 43"

Ölümleri Azaltmak İçin Damar Hastalıklarına Dikkat Edilmeli

Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cengiz Köksal, ölümleri azaltmak için damar hastalıklarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'de sadece toplardamar hastalıklarında pıhtı birikmesi nedeniyle ölenlerin sayısının yılda 40-50 bin civarında olduğunu, fark edilmesi halinde hastalıktan kurtulunabileceğini söyledi.

Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneğince "Damar Hastalıkları ve Derin Ven Trombozu Farkındalık Ayı" kapsamında CVK Park Bosphorus Otel'de basın toplantısı düzenlendi.

Dünyada ölüm nedenlerinin ilk sırasında kalp-damar hastalıklarının geldiği belirtilen toplantıda, kalp krizi ve benzeri olaylar ile inmelerin toplum tarafından iyi bilinen kalp-damar hastalıkları olduğu, toplardamar tıkanıklığı (Derin Ven Trombozu-DVT) konusunda Türkiye'de yeterli bilgi ve farkındalığın mevcut olmadığı vurgulandı.

Toplantıda konuşan Köksal, damar hastalıklarının atardamar hastalıkları ve toplardamar hastalıkları olarak ikiye ayrıldığını söyledi. Toplardamar hastalıklarında pıhtılaşmanın Avrupa'da 700 bin vakada görüldüğünü kaydeden Köksal, damarın akciğere pıhtı atarak kişinin ölümüne sebep olabildiğini aktardı.

Köksal, akciğere pıhtı atma nedeniyle Amerika'da yılda 200 bin, Türkiye'de 40-50 bin insanın hayatını kaybettiğini dile getirerek, bacaklarda toplardamarlarda pıhtı oluşumunun hem önceden saptanması ve fark edilmesi hem de risk grubundaki insanların ayırt edilmesi açısından çok önemli olduğunu ifade etti.

Atardamar hastalıklarından farklı olarak toplardamar hastalıklarının ani ölümlere neden olabildiğini belirten Köksal, şöyle devam etti:

"Eğer pıhtılaşmanın önüne geçebilirsek Türkiye'de 40-50 bin ölümün önüne geçmiş olacağız. Risk grubundaki hastaların kendini bilmesi ve basit önlemlerle bu işin önüne geçmesi çok önemli. 70 yaşın üzerinde insanlar, uzun süre seyahat eden, uzun süre ayakta hareketsiz çalışmak zorunda kalan genç grup, hamileler, sigara içenler, aşırı kilolular, kanser hastaları, sıvı tüketimi kısıtlananlar, sigara içenler, doğum kontrol veya hormon tedavisi gören bayanlar ve az su tüketen insanlar bu hastalık için risk altındalar. Risk grubundakiler aslında bu hastalığın önüne geçebilirler. Mesela bir plazada çalışan veya uzun süre uçak yolculuğu yapanlar mutlaka gün içinde hareketlenmeli, hareketlenemiyorsa otururken ayak kaslarını çalıştırması gerekiyor. Seyahat sırasında bol su tüketmeniz gerekiyor. Hamileyseniz evet siz derin ven trombozu, ani ölüm riski taşıyorsunuz. Mutlaka basınçlı varis çorabı giymeniz gerekiyor. Mesela bir şey oldu, hastanede iki gün yatacaksınız, ayaklarınızı kalp seviyesinin üzerinde tutmanız gerekiyor. Özellikle çalışanların, ayaklarının altına bir puf gibi destek alması gerekiyor."

Köksal, sadece toplardamar hastalıklarında pıhtı birikmesi yani derin ven trombozu nedeniyle ölenlerin sayısının Türkiye'de şu anda ortalama 40-50 bin civarında olduğunu belirterek, "Hastalığın olduğunu fark edemezsek belirtiler öncelikle ayakta şişme, kızarıklık ve lokal ısı artışı. Ayrıca tek taraflı olması daha ayırt edici. Mutlaka alarme olup doktora başvurmalısınız. Çünkü fark ettiğiniz zaman o 40-50 bin kişinin grubundan kurtulabilirsiniz" diye konuştu.

Bozkurt: "Türk halkı damar hastalıklarında çok dikkat etmeli"

Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Üyesi Prof. Dr. Kürşat Bozkurt da damar tıkanıklığının dünyada ve Türkiye'de 3 numaralı ölüm nedeni olduğunu aktararak, halkın "damar sertliği" olarak bildiği atardamar tıkanıklığı probleminin Türkiye'de çok yaygın olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin bütün illerini kapsayan bir araştırma yaptıklarını ifade eden Bozkurt, "Bu araştırmaya göre Türkiye'de 70 yaşın üzerindeki her 4 kişiden birinde, 55 yaşın üzerinde sigara içenlerin yüzde 20'sinde damar sertliği var" dedi.

ABD'nin, dünyada damar sertliği hastalığı yaşanan ülkelerin başında geldiğini dile getiren Bozkurt, Türkiye'nin bu ülkeden geri kalmadığını ve durumun ABD kadar kötü olduğunu söyledi.

Bozkurt, Türkiye'de atardamar hastalıklarının sayısının pek çok Avrupa ülkesinden fazla olduğuna işaret ederek, "Türk halkı damar hastalıklarında çok dikkat etmeli. Erişkin nüfusun binde birinde her yıl damar tıkanıklığı olduğu ortaya çıktı. Çocuklarda 100 binde bir, orta yaşlılarda binde bir, yaşlılarda 100'de bir oranında toplardamar tıkanıklığı ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.

"Türk halkının yüzde 10'unda değişik düzeylerde damar sertliği var"

Toplardamar tıkanıklığı nedeniyle iki önemli sorun oluştuğunu belirten Bozkurt, bunlardan birinin "damarın akciğere pıhtı atması", diğerinin ise "toplardamar tıkanıklığı nedeniyle kapakların bozulması" olduğunu söyledi.

Bozkurt, "Olay akciğere pıhtı atmaya başladığında yüksek oranda ölümler ortaya çıkıyor. Türkiye'de toplardamar tıkanıklıkları da çok yaygın. Türkiye'de erişkin nüfus 30 milyon civarında. Türkiye'de 8 milyon civarında damar hastası olduğunu öngörüyoruz. Yani Türk halkının yüzde 10'unda değişik düzeylerde damar sertliği var" diye konuştu.

Türkiye'de yılda 60 bin civarında kalp ameliyatı yapıldığını, bunun 3-4 katı stent operasyonu gerçekleştirildiğini anlatan Bozkurt, "Bu yüzden Türkiye'de en az 500 bin hastada her yıl bir damar tıkanıklığı problemi çıkıyor" ifadesini kullandı.

Damar hastalıkları nedeniyle Türkiye'de bir yılda hayatını kaybeden kişi sayısının öngörülemediğini dile getiren Bozkurt, şu anda Türkiye'de sağlık harcamalarının en önemli kısımlarından birini kalp-damar hastalıklarının oluşturduğunu bildirdi.

Bozkurt, kalp-damar hastalıklarına karşı vatandaşları, sigara içilmemesi, hayvansal yağlardan uzak durulması, şekerin kontrol altına alınması ve hareketli olunması konusunda uyardı.